Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaşılmasını istediğini ve ölüme bağlı diğer son arzularını açıkladığı hukuki bir işlemdir. Ancak “Ben öldükten sonra şu malım şu kişiye kalsın.” demek tek başına yeterli değildir. Türk Medeni Kanunu, vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarına uyulmasını zorunlu tutmuştur.

Türk hukukunda vasiyetname üç şekilde düzenlenebilir: el yazılı vasiyetname, resmî vasiyetname ve sözlü vasiyetname. Bu vasiyetname türlerinin her birinin kendine özgü şartları bulunmaktadır.

1. El Yazılı Vasiyetname Nasıl Hazırlanır?

El yazılı vasiyetname, uygulamada kişinin kendi başına hazırlayabileceği vasiyetname türüdür. Ancak geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına dikkat edilmesi gerekir.

El yazılı vasiyetnamenin başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmış olması gerekir. Bu nedenle vasiyetnamenin bilgisayarda hazırlanıp çıktısının alınması ve yalnızca altının imzalanması el yazılı vasiyetname için yeterli değildir. Aynı şekilde metnin bir bölümünün başka bir kişi tarafından yazılması da vasiyetnamenin geçerliliği bakımından ciddi sorunlara yol açabilir.

El yazılı vasiyetnamede bir diğer önemli şart tarihtir. Vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve günün mirasbırakanın el yazısıyla belirtilmesi gerekir.

Son olarak vasiyetname yine mirasbırakan tarafından imzalanmalıdır.

Kısacası el yazılı vasiyetname hazırlarken üç temel unsur unutulmamalıdır: Metnin tamamının mirasbırakanın el yazısıyla yazılması, düzenleme tarihinin yıl-ay-gün olarak belirtilmesi ve vasiyetnamenin imzalanması.

El yazılı vasiyetname hazırlandıktan sonra saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.

2. Resmî Vasiyetname Nasıl Hazırlanır?

Resmî vasiyetname, kanunda yetkilendirilen resmî makam önünde ve iki tanığın katılımıyla düzenlenen vasiyetnamedir. Türk Medeni Kanunu'na göre resmî vasiyetname; sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli tarafından düzenlenebilir.

Mirasbırakan, son arzularını resmî memura bildirir. Görevli bu iradeyi yazılı hâle getirir veya yazdırır ve vasiyetnameyi okunması için mirasbırakana verir. Mirasbırakan vasiyetnameyi okuyup iradesine uygun olduğunu gördükten sonra imzalar. Ardından resmî memur tarih koyarak vasiyetnameyi imzalar.

Bundan sonra tanıkların katıldığı aşamaya geçilir. Mirasbırakan, iki tanığın huzurunda vasiyetnameyi okuduğunu ve belgenin son arzularını içerdiğini açıklar. Tanıklar da bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak imzalarlar.

Okuma Yazma Bilmeyen Kişi Vasiyetname Yapabilir mi?

Evet. Bir kişinin okuma yazma bilmemesi vasiyetname yapmasına engel değildir. Ancak bu durumda resmî vasiyetnamenin düzenlenmesinde farklı bir usul uygulanır.

Mirasbırakan vasiyetnameyi okuyamaz veya imzalayamazsa, resmî memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde mirasbırakana okur. Bunun üzerine mirasbırakan, vasiyetnamenin kendi son arzularını içerdiğini beyan eder.

Tanıklar da hem mirasbırakanın bu beyanının kendi önlerinde yapıldığını hem de onu vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak imzalarlar.

Dolayısıyla okuma yazma bilmeyen veya vasiyetnameyi okuyup imzalayamayan bir kişinin de kanunda belirtilen usule uyulması şartıyla geçerli bir resmî vasiyetname düzenlemesi mümkündür.

3. Sözlü Vasiyetname Nedir?

Sözlü vasiyetname diğer iki vasiyetname türünden farklıdır. Çünkü kişinin yalnızca sözlü olarak “Mallarımdan şunu şu kişiye bırakıyorum.” demesi normal şartlarda geçerli bir vasiyetname oluşturmaz.

Sözlü vasiyetname olağanüstü durumlar için öngörülmüş istisnai bir yöntemdir.

Türk Medeni Kanunu'na göre mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar nedeniyle resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.

Bu durumda mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini verir.

Tanıklardan biri, mirasbırakanın kendilerine açıkladığı son arzularını yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazıya geçirir. Bu belge iki tanık tarafından imzalanır ve vakit geçirilmeksizin Sulh Hukuk Mahkemesine teslim edilir. Tanıklar ayrıca mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini ve sözlü vasiyetnamenin hangi olağanüstü şartlar içerisinde yapıldığını hâkime bildirirler.

Kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde tanıkların doğrudan mahkemeye başvurarak mirasbırakanın son arzularını tutanağa geçirtmeleri de mümkündür.

Burada önemli bir ayrıntı daha vardır: Sözlü vasiyetname sürekli geçerliliğini koruyan bir vasiyetname değildir. Mirasbırakan için sonradan diğer vasiyetname türlerinden birini yapma imkânı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçmesiyle sözlü vasiyet hükümden düşer.

Vasiyetname Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Vasiyetname hazırlanırken yalnızca kişinin ne istediğinin açıkça yazılması yeterli değildir. Vasiyetnamenin şekli de en az içeriği kadar önemlidir. Kanunun öngördüğü şekil şartlarına uyulmaması, kişinin ölümünden sonra vasiyetnamenin iptal edilmesine ilişkin uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Ayrıca vasiyetname düzenlemek, mirasbırakana malvarlığı üzerinde tamamen sınırsız bir tasarruf yetkisi vermez. Miras hukukunda saklı paylı mirasçıların haklarının da dikkate alınması gerekir. Vasiyetnameyle tasarruf edilebilecek bölümün belirlenmesinde mirasçıların kim olduğu ve saklı paylarının bulunup bulunmadığı önem taşır.

Bu nedenle özellikle önemli malvarlıklarının, çok sayıda mirasçının veya ileride mirasçılar arasında uyuşmazlık çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda vasiyetnamenin hazırlanması sırasında hukuki destek alınması, kişinin gerçek iradesinin ölümünden sonra da mümkün olduğunca sağlıklı biçimde uygulanabilmesi açısından önemlidir.